Bilim

Samanyolu Galaksisi 30’dan Fazla Canlı Türü Barındırıyor Olabilir!

Evrende yalnız olup olmadığımız konusu çok uzun zamandır tartışılıyor. Bu konuda Samanyolu Galaksisi ve tüm evrende bilim insanlarının pek çok çarpıcı açıklaması da var. Stephen Hawking’in ölmeden önce yaptığı yaptığı konuşmalar ise bugün yayınlanan açıklamalar ile tekrar gündeme geldi. İngiliz bilim insanlarının yapılan incelemeler sonucunda ulaştığı sonuca göre Samanyolu Galaksisi’nde 30’dan fazla zeki yaratık türü olabilir.

Samanyolu Galaksisi 36 Türe Ev Sahipliği Yapıyor Olabilir

Nottingham Üniversitesi‘nde görevli olan astrofizik profesörü Christopher Conselice liderliğinde yapılan araştırmanın ayrıntıları bilim dünyasını büyük bir heyecana soktu. The Astrophysical Journal dergisinde yayınlanan bilgilere göre Samanyolu Galaksisi’nde bulunan yabancı yaratık türlerinin sayısının bulunabilmesi için yeni bir yöntem keşfedildi. Astrobiyolojik Kopernik Sınırı ismi verilen bu yöntemin sonuçlarına göre ise bilim insanları galaksimizde en az 36 türün bulunduğunu belirtiyor.

Söz konusu Astrobiyolojik Kopernik Sınırı metodunun canlıların oluşumunun ne kadar sürdüğüyle ve Güneş ile bağlantılı olarak hangi materyaller ile meydana geldiğiyle alakalı çalıştığı söyleniyor. Bu çalışma sonucunda galaksimizde uzaya radyo sinyalleri gönderebilecek en az 36 türün olabileceği ifade ediliyor.

Teknolojimiz Yetmiyor

Varılan bu sonuç ile alakalı olarak Conselice, medeniyetler arası mesafenin 17 bin ışık yılı olabileceğini vurguladı. Bu da medeniyetlerin birbirini keşfetmesini epey zorlaştıracak gibi görünüyor. İnsanoğlunun şimdiki teknolojiyle bu mesafeyi aşması imkansız görünüyor.

Profesör Conselice insanlığın geleceğiyle alakalı önemli açıklamalarda da bulundu. Bu açıklamalara göre eğer zeki yaşamın yaygın olduğu keşfedilirse bu gezegenimizin ömrünü uzatabilir. Hayatta kalma açısından şansımız daha yüksek olabilir. Fakat Conselice, hiç aktif medeniyet olmadığı anlaşılırsa insanlığın geleceği için pek umutlu konuşulamayacağını ifade ediyor.

Yürütülen bu çalışmalara ve yapılan araştırmalara göre “uzaylı” ırklarıyla tanışma vaktimizin yavaş yavaş geldiğini görüyoruz. Bu da haliyle bilime ve uzaya ilgi duyan herkesi fazlasıyla heyecanlandırıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu